Paylaş..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditShare on TumblrEmail this to someone

Anksiyete ve depresyon insan hayatında zorluklara yol açan ve oldukça tehlikeli olabilen

ciddi psikolojik sorunlar. İkisi için de kişiden kişiye etkinliği değişen pek çok tedavi yöntemi

var. Bazı araştırmacılar ise, bu bozuklukların ufak miktarlarda halusinojen maddeyle tedavi

ediilebileceğini öne sürüyorlar.

Anksiyete semptomlarını azaltmak için güçlü bir halusinojen almak mantıksız gözükse de,

ufak bir dozda ve dört günde bir LSD kullanımı (normal dozun 1/10’u yani 100-200 yerine 10-

20 mikrogram) etkili bir tedavi yöntemi gibi gözüküyor. Bu kısıtlı araştırmaya göre, eğer

tedavi doğru bir şekilde yapılırsa, kullanıcı halusinasyonlar görmüyor, travmatik deneyimler

yaşamıyor ve bilişsel yeteneklerinde yavaşlama da olmuyor.

Saykedelik maddeler konusunda kapsamlı araştırmalarıyla tanınan psikolog James Fadiman

“microdosing” olarak da bilinen bu tedavinin savunucularından ve şöyle diyor: “İnsanlar bu

tedaviyi görüyor ve yemeleri, uykuları daha iyi hale geliyor, genelde yogaya, meditasyona

veya spora geri dönüyorlar. Sanki mesajlar vücutlarına daha kolay iletiliyor.”

Beş yıl önce Fadiman bir deney gerçekleştirdi. İlgili taraflara mikro doz talimatları olan

kağıtlar gönderdi, yasal olmadığı için saykedeliklerin temini bu kişilerin sorumluluğundaydı.

Daha sonra tecrübelerini dokümante etmelerini istedi. Sadece günlük hayatlarının nasıl

değişimler gösterdiğini değil, diğer insanlarla etkileşimlerinin nasıl olduğunu da kağıda

döktüler.

Bu kayıtlar yüzlerce sayıda geri gönderildi ve sonuçlar şaşırtıcı derecede olumluydu. “Bu

tahminsel ama pek çok kişinin farklı sağlık durumları gelişme gösterdi, sanki bu yöntem

dengesini kaybetmiş pistonları yeniden dengeliyor gibi gözüküyor.” diye ekleme yapıyor

Fadiman, “Merkezi sinir sisteminizde etkin olabilir, beyin sapında olabilir ya da mitokondrinin

işlevini arttırıyor olabilir.” Geri dönüş yapılan raporlardan sadece beşinde olumsuz

geribildirimler vardı. Ek olarak bazı kişiler de mikrodoz uygulamasını denedikleri bir

dönemden sonra depresif ruh haline ve şiddetli anksiyeteye geri döndüklerini söylüyorlar.

Fadiman halusinojenlerin olduğuna inanılan faydaları üzerine öncü bir çalışmayı 1966’da

yayınlamıştı ve özellikle bu çalışmada bu maddelerin yaratıcı problem çözme üzerinde

etkilerini araştırmıştı. Mikro doz konusunda uzman olduğu kesin. Fakat bu araştırma alanı

oldukça kısıtlı çünkü insanlar üzerinde, yasal olmayan maddelerle deney yapmayı

gerektiriyor. Fadiman er ya da geç microdosing üzerine, onun kısıtlı alan araştırmalarına

karşılık olarak Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu (FDA) onayı almayı uzun vadeli amaç edinmiş,

kapsamlı bilimsel deneyler yapılacağını umuyor.

Tekrar vurgulamalıyız ki saykedelik maddeleri, özellikle de bu metodu destekleyen meslektaş

incelemesinden geçmiş çalışmalar olmadığı için, psikolojik sorunları tedavi maksadıyla kendi

başınıza kullanmak oldukça tehlikeli olabilir. Kullanıcılar kazayla yüksek dozda LSD alma

riskindedir ve tedavide etkili olduklarına dair güncel kanıtlar dolaylı ve anekdotsal kanıtlardır.

John Hopkins Üniversitesi’nde halusinojenic maddeler üzerinde araştırmalar yapan Matthew

Johnson bu konuda bilimsel temellerin şimdilik sağlam olmadığını söylüyor. “ Faydaları olası

ve ilginç fakat kullanım sonrası ‘her şeyin iyi olduğu, yolunda gittiği ve iyi hissettiğiniz’

demeçleri… Biliyoruz ki her hangi bir ilaç kullanmadan da böyle günlerimiz oluyor” diyor.