Paylaş..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditShare on TumblrEmail this to someone

Tükenmez kalemi bulan Biro kardeşlerin bir buluş hikayesi…

Bilindiği gibi yazıyı Sümerli’ler bulmuşlardı. Çivi ve benzeri objelerle kayalarınüzerlerini kazıyarak yazıyorlardı. Milattan önce 3000 yıllarında ise sahneye Mısırlılar ve Çinliler çıkmıştı. Mısırlılar kendilerine özgü bir yazı sistemi olan hiyeroglifi geliştirmişlerdi ve bunu ucu yontulup, yuvarlaklaştırılmış bir kalemle yapıyorlardı. Çin’de ise MÖ. 2697 yılında Filozof Tien Lcheu tarafından mürekkep bulunmuştu. İşte mürekkebin bulunması hem kağıdın hem de kağıt üzerine yazı yazmayı sağlayacak olan mürekkepli kalem, kurşun kalem, dolma kalem ve tükenmez kalemin icadına kadar devam edecek bir süreci ve tükenmez kalemin icat hikayesini başlatmış oldu.

İnsanlar asırlar boyunca mürekkebe batırılan tüylü kalemleri kullandılar. ancak bu çok zahmetli bir olaydı. Çünkü sürekli sızıntı yapma problemi vardı ayrıca mürekkep sayfada çok yavaş bir şekilde kuruyordu. 1846 yılına dek bu durum böyle devam etti. 1846 yılına gelindiğinde ise Alonzo Towsend Cross ilk kurşun kalemi yapmıştı. Kısa bir süre sonra da kalem dünyasında icatlar birbirini izledi.

Mürekkepli kalemlerin sızıntı ve kuruma sorunlarının çözümüyle ilgili olarak ilk defa 30 ekim 1888 yılında Massachusettsli John J. Loud adlı bir tabakhaneci patent başvurusunda bulundu. Loud, ucunda döner küçük bir top olan ve haznesinden bu uca sürekli mürekkep gelen bir tükenmez kalem yaratmıştı. Ancak bu kalem dört dörtlük bir kalem değildi az da olsa sızıntı sorunu devam ediyordu. Bu kalemle deri gibi pürüzlü yüzeylere yazı yazmak çok kolaydı. Ancak işin rengi kağıt gibi pürüzsüz yüzeylere yazı yazmaya geldiğinde değişiyordu. Pürüzsüz yüzeylere yazmak suya yazı yazmak gibiydi. Bu yüzden patent başvurusu kabul edilmedi. Kalemini biraz daha geliştirmesi gerekiyordu. Loud’un zamana ihtiyacı vardı. Ancak icatlar beklemezdi.

İşte bu noktada devreye Macar Biro kardeşler giriyordu. Laszlo Biro tıp fakültesine gitmiş ancak eğitimini yarıda bırakmış bir gazeteciydi. Hipnoz, otomobil yarışları gibi hobileri vardı. Diğer kardeş Gerog Biro ise bir kimyagerdi.

Mesleği gereği Laszlo Biro sürekli yazı yazan birisiydi. Ancak yazı yazarken sivri uçlu kalemin kağıtları delmesinden ve kağıtlara devamlı mürekkep akmasından oldukça rahatsızlık duyuyordu. Kardeşiyle beraber bu konuda çalışmaya başlayan Laszlo’nun referans aldığı nokta Loud’un daha önce yapmış olduğu tasarımlardı. Gazete mürekkebiyle dolma kalem mürekkebinin kuruma sürelerinde yarattığı farklılık da kendisini bu iş için oldukça heveslendirmişti. Çünkü gazete mürekkebi dolma kalem mürekkebinden 10 kat daha hızlı kuruyordu.

Sonunda Biro kardeşler bu işi çözmek için yoğun bir şekilde çalışmaya başladılar. O kadar çok uğraşıyorlardı ki Laszlo artık gazetecilik mesleğini yürütecek zaman bulamıyordu. Ancak alınan sonuç bütün bu fedakarlıklara değmişti. Biro kardeşler en sonunda tükenmez kaleme, döndükçe mürekkebi aşağıya akıtan küçük bir bilyeyi yerleştirmeyi başarmışlardı. Hemen ilk iş olarak patent ofisine gittiler ve 1938’in nisan ayında bu yeni icatlarının patentini aldılar. Ancak bir süre sonra Avrupa’yı kasıp kavuran hitler zulmünden onlar da paylarına düşeni alacaktı.

Biro kardeşler ikinci dünya savaşı’ndan bir süre önce hoşsohbet yaşlı bir adamla karşılaştılar. Adamın adı Agustin Pedro Justo’ydu. Tabi bu adamın Arjantin devlet başkanı olduğundan habersiz olan Biro kardeşler, tesadüfen tanıştıkları bu adama büyük bir hevesle yeni yaptıkları tükenmez kalemi anlatmaya koyuldular. Bu tükenmez kalemlerin hikayesi Agustin Pedro Justo’nun da oldukça ilgisini çekmişti. Hemen kendini tanıtıp, Biro kardeşleri ülkelerine kalıcı olarak yerleşmeleri için davet etti. Ancak biro kardeşler teklifi hemen kabul etmediler.

Arjantin devlet başkanından aldıkları davetten bir yıl sonra ikinci dünya savaşı başlamıştı. Biro kardeşler artık can derdine düşmüşlerdi. Savaştan mümkün olduğunca uzaklaşmak istiyorlardı. Akıllarına arjantin’den aldıkları teklif geldi ve hemen yola koyuldular.

Biro kardeşler ilk önce paris’e uğradı. Oradan tükenmez kalemleri için bir patent daha aldılar ve hiç zaman kaybetmeden Arjantin’e geçtiler. Arjantin’de çok sıcak karşılandılar. Bir sürü yatırımcı kendilerine destek verme konusunda adeta sıraya girmişti. Ne var ki ürünlerini piyasaya sürmeden önce biraz daha geliştirmek istiyorlardı. Sonunda 1943 yılında Arjantin’de de bir patent alıp ilk fabrikalarını açtılar. Aslında arjantin’den aldıkları bu son patent bugüne kadar aldıkları en önemli patent olmuştu. Çünkü bu patent kendilerini bütün dünyaya tanıtmış ve hatta tükenmez kalemin ingilizce dilinde ‘biro’ olarak anılmasına yol açmıştı.

Arjantin’de ilk fabrikalarını açtıklarında herşey güllük gülistanlık olmamıştı. Seri bir şekilde üretime geçince kalemde birtakım hataların olduğu ortaya çıkmıştı. Ancak kardeşler morallerini bozmayarak, bu hataları kısa sürede düzeltmiş ve yeni bir tasarım ortaya çıkartmayı başarmışlardı.

Artık herşey rayına oturmuştu. Biro kardeşler Arjantin’de epey ünlüydüler. Bir süre sonra ise ünleri Amerika’ya kadar yayılacaktı. Çünkü arjantin’de Amerikan askeri üsleri vardı ve bu üslerdeki Amerikan savaş pilotları da Biro kardeşlerin bu tükenmez kalemleriyle tanışma fırsatını yakalamışlardı. Hatta tanışıklıkla kalmamış aralarında müthiş bir sevgi oluşmuştu. Çünkü bu kalemler yüksek irtifada da gayet iyi çalışıyor ve tekrar tekrar doldurulmaları da gerekmiyordu ve bu Amerikalı pilotlar sayesinde bu kalemler Amerika’ya taşınmıştı. Ancak burası amerika’ydı yani fırsatlar ve uyanıklar ülkesiydi. Milton Reynolds da bu uyanıklardan birisiydi. İlk önce bu tükenmez kalemlerde bazı değişikler yaptı ve daha sonra yasal boşluklardan yararlanarak bu kalemlerin patent hakkını kendi üzerine aldı. Hiçbir fırsatı kaçırmıyordu. İlk fırsatta Gimbel’s mağazalarının sahibi ve kendisinin yakın arkadaşı Fred Gimbel’la anlaştı. Bu kalemlerin pazarlama işlerini Fred Gimbel’a devretti. Kısa bir süre içersinde 8 milyon adet kalem üretildi ve satıldı. Bu bir rekordu. Zaman geçtikçe başka üreticiler tarafından bu kalemlerin değişik versiyonları üretildi ve satıldı. Artık Amerika tükenmez kalemlerin bir nevi üssü haline gelmişti.

Öte yandan Arjantin’deki Biro kardeşler de 1945 yılında tükenmez kalemlerinin lisans haklarını Marchel Bich adlı bir Fransız’a sattı. Marchel biz kalemlerde birtakım değişiklikler yaparak geniş bir üretim ağı kurdu. Geliştirdiği sistemle kalemlerini çok daha ucuza mal etmeyi ve satmayı başardı. Firmasına Bic ismini verdi. Bic firması bugün hala dünyanın en çok kalem ve türevi ürünleri üretip, satan firmalarından birisi. O kadar ki bugüne kadar milyarlarca kalem sattı. Bic cristal modeli bugün hala bir günde milyonlarca adet satmayı başarabiliyor.

Arjantin’de ise biro kardeşler hiçbir zaman unutulmadı. Bugün Arjantin’de tükenmez kaleme birome deniliyor ve Laszlo Biro’nun doğumgünü olan 29 eylül tarihi mucitler günü olarak kutlanıyor.