Paylaş..Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on RedditShare on TumblrEmail this to someone

Bizi uzaydaki radyasyondan korumakta olan Dünya’nın elektromanyetik alanı gittikçe zayıflıyor. Nedenini şimdilik bilmiyoruz fakat yeni bir bulgu gösteriyor ki bu değişim gezegenin genelinde dengesiz bir biçimde meydana geliyor ve bazı bölgelerde diğerlerinin aksine daha da güçleniyor.
Manyetik alanın zayıfladığı bulgusu ve coğrafi olarak tutarsız yapısı on yıllardır gözlemleniyordu ancak Kasım 2013’te Avrupa Uzay Ajansı tarafından fırlatılan üçlü Swarm uydusu bu değişimin şu ana kadar görülmemiş bir kesinlikte ölçülmesine olanak sağladı.
Dünya’nın manyetik alanı, demir çekirdeğinin dev bir mıknatıs gibi hareket etmesinin bir sonucudur. Ancak, son zamanlarda artan ve geçen yüzyılın çoğu boyunca yılda 15 km kayan manyetik kuzey ve güney kutuplarıyla birlikte çekirdek, kararlı bir yapıda değildir. Milyonlarca yıllık zaman dilimleri boyunca kutuplar zaman zaman yer değiştirmiştir ve ortalıkta, başka bir Hollywood fiyaskosuna zemin hazırlayan böyle bir değişimin yakında gerçekleşeceği tahmini dolaşmaktadır.
Manyetik kuzey kutbu günümüzde, şu andaki konumu olan Kanada’dan Sibirya’ya doğru kaymaktadır.

Manyetik alan yaklaşık olarak 40,000 nT civarındadır. Yani, Kuzey Amerika’da 80 nT’lik bir yoğunluk kaybı bile (yukarıya bakınız) küçüktür. Fakat bu değişim sadece altı ay içinde gerçekleşmiştir ve eğer bu değişim yeteri kadar sürerse etkileri eninde sonunda ciddi boyutlara varacaktır. Elimizde manyetik alanını geçici olarak kaybetmiş bir gezegenin kıyamet senaryosuna ait bir bulgu olmasa da, daha zayıf bir manyetik alan gezegenimizin gerek uzak mesafeli süpernovalar gerekse Güneş aktiviteleri tarafından daha fazla radyasyona maruz kalmasına yol açacaktır.
Daha önceki manyetik alan değişiklikleri kitlesel yok oluşlara sebebiyet vermediği için canlılar için ölümcül etkileri olacağı söylenemez, ancak güç hatlarına ve iletişim sistemlerine daha ciddi oranlarda zarar verebilir. Olumlu yönden bakacak olursak, kuzey ışıkları daha geniş çapta ve daha gözlemlenebilir olacaktır. Eğer böyle bir şey gerçekleşirse, birçok bilim adamı, Daily Mail’in “Küresel ısınmayı unutun, Dünya’nın manyetik alanı hakkında endişelenin!” çağrısını aptal duruma düşürecek şekilde, gereken zaman aralığının on yıllardan ziyade bin yıllar olmasını bekliyor.
Değişiklikler; çekirdek, çekirdek kabuğu, yerkabuğundan uzayın etkilerine kadar karmaşık bir kaynaklar dizisi tarafından tetiklenmekte. En büyük etkinin, çekirdekteki eriyik demirde meydana gelen konveksiyon akıntılarının bazen genleşmeye bazen de büzüşmeye neden olmasından kaynaklandığı düşünülüyor. Konveksiyon akıntıları bazen manyetik alan akışlarının ana alanın bir kısmını sıfırlayarak ana alana ters yönde gittiği yerlerde yeni manyetik alanlara sebebiyet verebiliyor.
Sonuçlar Perşembe günü Kopenhag’da düzenlenen Üçüncü Swarm Bilim Toplantısı’nda(Third Swarm Science Meeting) gösterildi. Swarm Görevi Müdürü (The Swarm Mission Manager) Dr. Rune Floberghagen “Bu ilk sonuçlar Swarm Projesi’nin ne kadar mükemmel bir başarı sağladığını gösteriyor. Daha önce görülmemiş çözünürlükteki veriler, Swarm’un, manyetik alanın nispeten küçük ölçekli haritasını çıkarma becerisini de gösteriyor.” dedi.
Stephen Luntz